TMMOB, Yükseköğretim Kurulu (YÖK) Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar’ın açıkladığı “üç yılda lisans” modeline ilişkin açıklama yaptı. Kurum, akademik takvim ve eğitim süresi gibi öğretimin ve öğrenimin kalitesini doğrudan etkileyen düzenlemelerin üniversite senatolarının bilimsel değerlendirmesine bırakılması gerektiğini belirtti.
Bu Programlar Üç Yılda Tamamlanamaz: Yapısal Engeller ve Zincirleme Dersler
Mühendislik, mimarlık ve şehir plancılığı programlarının “güçlü bir temel bilim altyapısı”, “birbirine zincirleme bağlı dersler”, “laboratuvar, tasarım, proje ve saha çalışmaları” ile “zorunlu staj ve mesleki uygulama deneyimi” üzerine kurulu olduğu belirtilen açıklamada, “Bu programlarda dersler belirli bir sırayı izlemekte, bir ders tamamlanmadan bir üst aşamaya geçilememektedir. Tüm bu yapısal özellikler dikkate alındığında programların üç yılda tamamlanması zordur” ifadesi kullanıldı.
Açıklamada ayrıca, “Avrupa yükseköğretim alanı kapsamında dört yıllık lisans programlarında toplam 240 AKTS kredisi bulunduğu” hatırlatıldı. “Bu kredilerin üç yıllık bir modele eğitbilimsel bütünlük korunarak aktarılması, öğrenme çıktılarının niteliği düşürülmeden teknik olarak mümkün görünmemektedir. Bu yapısal özellikler dikkate alındığında, eğitimin 12–14 haftalık yoğunlaştırılmış dönemlere sıkıştırılması hem öğrenme sürecinin sindirilmesi ve edinilen bilginin özümsenmesini hem de bilimsel derinliği zedeleyecektir” denildi.
Yoğunlaştırılmış Eğitim Mesleki Yetkinliği Tehdit Ediyor
Uluslararası akademik standartlara da değinilen açıklamada, “Lisans eğitimi yalnızca takvimsel bir unsur değil, öğrenme sürecinin niteliğini belirleyen yapısal bir bileşendir” ifadesine yer verildi. “Eğitimin fiilen üç yıla indirilebilmesini olanaklı kılan yoğunlaştırılmış modelin, öğrenme çıktıları ve iş yükü dengesi açısından yeniden değerlendirilmesi gerekir” denilen açıklamada, “Öğrenme sürecinin sıkıştırılması eğitimin niteliğinin örselenmesine ve mesleki yetkinliğin zayıflamasına yol açabilecektir” uyarısı yapıldı.
Üç Yılda Lisans, Kamu Güvenliği İçin Riskli
Açıklamada, mühendislik, mimarlık ve şehir plancılığı mesleklerinin “doğrudan kamusal yaşamı, toplumsal güvenliği ve çevresel sürdürülebilirliği etkileyen alanlar” olduğuna dikkat çekildi. “Bu nedenle söz konusu meslek alanlarında öğretim süresinin fiilen üç yıla indirilmesi, yalnızca eğitbilimsel bir düzenleme değildir; kamusal güvenliğin, toplum yararının ve mesleki sorumluluk mekanizmalarının zayıflatılması riskini barındıran yapısal bir müdahaledir” değerlendirmesi yapıldı.
Açıklamada ayrıca, Türkiye’nin deprem kuşağında yer aldığı, sanayi ve enerji altyapısının yüksek risk taşıdığı ve plansız kentleşmenin ciddi toplumsal sorun ve maliyetler doğurduğu hatırlatıldı. Bu kapsamda statik, betonarme, yapı bilgisi, zemin mekaniği, ulaştırma, enerji sistemleri, altyapı planlaması ve kentsel tasarım gibi derslerin yoğunlaştırılarak yüzeyselleştirilmesinin kabul edilemez olduğu vurgulandı.
Yoğunlaştırılmış Model Akademik Üretimi Olumsuz Etkiler
Önerilen modelin “öğretim üyelerinin 12 ay boyunca kesintisiz ders yükü altında kalmasına, araştırma ve bilimsel gelişim faaliyetlerinin zayıflamasına neden olabileceği” belirtildi. “Yoğunlaştırılmış üç yıllık eğitim modeli, akademik kadroların araştırma, proje gerçekleştirme ve uluslararası indeksli yayın üretme süreçlerini olumsuz etkileyecek, özellikle araştırma üniversitelerinde bilimsel üretimin zayıflamasına yol açacaktır” denildi.
Staj ve Uygulamalı Eğitimde Sıkışma Öğrenciyi Zorlar
Açıklamada, staj ve uygulamalı eğitimin “kuramsal bilginin toplumsal üretim süreçleriyle buluştuğu en önemli aşama” olduğu vurgulandı. Yaz dönemlerinin akademik takvime dahil edilmesinin öğrencilerin zorunlu stajlarını ve saha çalışmalarını gerçekleştirmelerini güçleştireceği ifade edildi.
“6 Şubat 2026’da yayımlanarak yürürlüğe giren Yükseköğretimde Uygulamalı Eğitimler Çerçeve Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik, işletmede mesleki eğitimi ‘Yükseköğretim Kurulu tarafından belirlenen yükseköğretim kurumları ve programlarda en az bir dönem süreyle işletmelerde gerçekleştirilen uygulamalı eğitim’ olarak tanımlamaktadır” denilen açıklamada, söz konusu uygulamanın TMMOB kapsamındaki meslekler açısından lisans eğitimin süresinin kısalmasına yol açabileceği ifade edildi.
Asıl Sorun Süre Değil: Nitelik ve Planlama Eksikliği
Açıklamada, yükseköğretimde asıl sorunun süre değil, “planlama ve nitelik” olduğu vurgulandı. Eğitim süresinin tartışmanın merkezine yerleştirilmesinin yapısal sorunları görünmez hale getirdiği belirtildi. Mezun sayısındaki artışın nitelikli istihdam olanaklarıyla desteklenmediği ve eğitim süresinin kısaltılmasının yapısal bir çözüm üretmeyeceği ifade edildi.
“Bu durum, mezun arzını artırarak işsizlik sorununu büyütebilir ve mesleki emeğin değerini düşürebilir. Yükseköğretimin temel amacı diploma vermek değil, nitelikli insan gücü yetiştirmektir” denildi.
Düzenleme Tarihi: 17.03.2026 21:28









