Anasayfa / TURİZM / Atatürk’ün Dedesinin Köyü’ne Yolculuk: Taşkale

Atatürk’ün Dedesinin Köyü’ne Yolculuk: Taşkale

Keşfetmeyi seven kişiler için kültürel tarih zenginlikleriyle öne çıkan Karaman’ın Taşkale Köyü’nü ziyaret ediyoruz.

İç Anadolu’yla Akdeniz bölgelerinin stratejik geçiş noktasında kurulan Karaman tarih boyunca önemli bir kenttir. Fakat bu tarihi birikimi ve coğrafyasının benzersiz güzelliklerine rağmen pek turistik değildir. Konya’dan güneye doğru bozkır daha da içine çeker yolcuyu; yolların virajı azalır, dümdüz bir istikamette ilerlersiniz. Bir süre sonra karşınızdan ‘70’ plakalı araçlar gelmeye başlar. Merak edenler olabilir “Nerenin plakası” diye ama Taşkale’yi navigasyona bilinçli şekilde yazdıysanız bilirsiniz Karaman’a ait olduğunu. Derken giriverirsiniz şehre, fakat yolculuk daha bitmemiştir. Çünkü varmak istediğiniz yer sizi 45 kilometre ötede beklemektedir.

Açık hava müzesi‘ni andıran o yer

Karaman’ın gizemli köşesi Taşkale’ye yolculuğumuz. Hikâyesi antikçağlara uzanan, kayalara oyulmuş evleri, kiliseleri ve camileriyle adeta bir açık hava müzesi olan Taşkale için şehir merkezinden ayrılınca yol daha da sakinleşiyor. Etrafımızda geniş tarlalar, ufuk çizgisine kadar uzanan bozkır ve arada bir görünen küçük yerleşimler… Navigasyondan az kaldığını teyit ediyoruz ama yaklaştıkça manzara değişmiyor, kaybolduğumuzu sanıyoruz. Ta ki o ‘Taşkale’ye hoşgeldiniz’ tabelasını görene dek.

Taşkale’ye vardığımızda bizi kafeler, kalabalıklar ya da turistik dükkânlar karşılamıyor. Köy çok sessiz. Ama başımızı kaldırdığımız anda sessizlik bozuluyor. Çünkü gözlerimiz, köyün sırtını dayadığı kayanın yamacına oyulmuş yüzlerce odacığa takılıyor. İlk bakışta ne olduklarını anlamak zor. Yaklaştıkça fark ediyoruz; bunlar yüzyıllardır kullanılan, kayalara oyulmuş tahıl ambarları.

Killi kireç taşının ısı ve nemi sabit tutma özelliği sonucu tahıl ürünlerini bozulmadan uzun süre hem sıcaktan hem soğuktan koruyan, bir nevi buzdolabı işlevi gören bu ambarlar Roma döneminden bu yana kullanılıyor. ‘Altta olanlara yetişilir de üsttekilere nasıl çıkılır’ diye düşünürken, bir köylünün kendini ve erzakını makara sistemiyle yukarı çektiğine şahit oluyoruz ve bu mağaracıklar bir kez daha bizi kendine hayran bırakıyor.

Biraz sonra ambarların hemen sağında tahta merdiveniyle Taş Cami gözümüze çarpıyor. Hayır ‘taş’ sadece adı değil, gerçekten yekpare bir kaya oymasının içinde ibadet ediliyor. Taşa oyulmuş mihrabı, dışarıya açılan üç penceresi ve taştan basamakları olan bu caminin kiliseden ya da mezardan bozma olduğunu anlatıyor yanımıza gelen bir Taşkaleli, gönüllü rehber.

Yerel rehberleri dinlemenizde fayda var. Taşkale’nin Mustafa Kemal Atatürk’ün dedesinin köyü olup soyunun bu köyden olduğunu gururla anlatıyorlar. Mustafa Kemal Atatürk’ün (baba) dedesi Kızıl Hafız Ahmet Efendi’nin, buradan göçerek Makedonya’daki Manastır vilayetinin Kocacık nahiyesine yerleştiği, 1830’lu yıllarda da Selanik’e oradan gittiği biliniyor. Taşkale’nin eski adı Kızıllar; Atatürk’ün dedesinin Kızıl Hafız olarak anılmasının nedeni de bu. Siz gezerken karşılaşacağınız tüm Taşkalelilerden bu bilgiyi dinleyeceksiniz. Kimseye rastlamasanız dahi her köşede özenle resmedilmiş bir portresini ya da dikilmiş heykelini görecek ve anlayacaksınız. Doğal olarak bu bilgi Taşkale’yi sadece kayalara oyulan mimarisiyle değil, taşıdığı sembolik anlamla da özel kılıyor. Üzerinde yaşadığımız vatanı yurt yapan, Cumhuriyetimizin, ülkemizin bir nevi başlangıç noktalarından biri burası.

Köyün hemen yakınındaki Manazan Mağaraları’nı da görüp öyle ara vereceğiz turumuza. 1.500 yıl önce yapılmış, 5 katlı bir apartman gibi; örneklerine Kapadokya dolaylarında sıkça rastlanan mağaralar, geçmişte barınma ve korunma amacıyla kullanılmış. Dar geçitlerle birbirine bağlanmış odalar ve toplu yaşam alanlarını adımlarken tarihte geçmişe doğru bir yolculuk yapıyoruz. Ama acele etmiyoruz, çünkü Taşkale’de zaman ağır akıyor.

Küçücük bir köy ama oyulmuş kayalara bakıp burada yaşayan insanları ve yaşananları düşünürken zaman yavaşlıyor, gezmeye doyamıyoruz… Taşkale, Anadolu’da hâlâ ‘olduğu gibi’ kalabilmiş nadir yerlerden biri. Kayalara oyulmuş tahıl ambarlarıyla geçmişin günlük hayatını bugüne taşıyor.

Kalabalık turizm rotalarından uzak, sessiz ve gerçek bir köy deneyimi. Atatürk’ün ailesinin izlerini taşıması, Taşkale’ye sembolik bir anlam da katıyor. Sadece bir gününüzü ayırarak hem doğayı, hem tarihi hem de insanın zamana karşı verdiği mücadeleyi siz de görmek isterseniz, bahar rotalarınız arasına alabilirsiniz Taşkale’yi.

Türkiye’nin gizli hazinelerinden

Köye 3 kilometre uzaklıktaki İncesu Mağarası’nı da görmenizi öneririz. Mümkünse yürüyerek ya da bisikletle gidebilirsiniz. Mağaranın derinliği yaklaşık 1,5 kilometre. İçindeki sarkıt, dikit ve traverten havuzlarıyla gerçek bir doğa harikası. Burası Türkiye’nin üçüncü büyük yeraltı su mağarası. İncesu Deresi’nin oluşturduğu mağaranın nefes darlığı ve bronşit gibi hastalıklara iyi geldiği tespit edilmiş.

Gürlük Mesire Alanı da Taşkale Köyü’nde görülecek yerler arasında. Yine yürüyerek veya bisikletle manzaralar eşliğinde gidip yorgunluğunuzu sıkma (bir tür gözleme), yağlı yufka ve sac böreği yiyerek atabilirsiniz.

Hititliler Dönemi’nden kültürel kalıntılar

Taşkale Köyü’ndeki tarihi kalıntılar Hititlere kadar dayanıyor. Tarihçiler Hitit krallıklarından Aşağı Ülke’deki Tarhuntašša Krallığı’nın Manazan Mağaraları’nı kullandığını düşünüyor. Hıristiyanlığın yasak olduğu ilk dönemlerde mağaralar sayesinde dini yerleşim merkezlerinden biri olmuş. Mağaraların ilk iki katında birçok mezar odası ve iki şapel tespit edilmiş. Bunların içinde bazı geometrik şekiller ve fresk izleri görülebiliyor.

Köyün 15 kilometre güneyindeki Kalebaşı isimli bölgede kale ve büyük bir antik yerleşimin izleri var. Miske Ören Yeri kale yerleşmesinin yakınında ancak yoğun tahribat nedeniyle gezmeye değmez. Zanzana Ören Yeri ve Anıt Mezarı köyün 12 kilometre güneyinde, Ekizce Ören Yeri de köyün 17 kilometre güneybatısında. Ören yerlerinde görülecek kimi kalıntılar olsa da civardaki su kaynakları ve doğasıyla daha çok piknikçiler ziyaret ediyor.

Kaynak: https://gundengunenews.com/2026/04/30/ataturkun-dedesinin-koyune-yolculuk-taskale/

Düzenleme Tarihi: 30.04.2026 23:55

Etiketlendi: