Anasayfa / SAĞLIK / Gece Ekranı Uykuyu Kaçırıyor: Mavi Işık Detoksu Önerisi

Gece Ekranı Uykuyu Kaçırıyor: Mavi Işık Detoksu Önerisi

Uzmanlar, geç saatlere kadar süren telefon ve ekran kullanımının uyku düzenini olumsuz etkilediğini belirtiyor. Ekranlardan yayılan mavi ışığın uyku hormonunu baskıladığına dikkat çekilirken, özellikle akşam saatlerinde ekran kullanımını sınırlandırmayı içeren “mavi ışık detoksu”nun daha kaliteli bir uyku için önemli olduğu vurgulanıyor.

Cumhuriyet’e konuşan Göz Vakfı Bayrampaşa Göz Hastanesi’nden Op. Dr. Gülşah Tezcan, uzun süre ekran karşısında kalmanın göz kırpma sayısını azaltarak göz kuruluğuna, odaklanma zorluğuna ve göz yorgunluğuna yol açabileceğini belirterek “Bu nedenle ekran kullanımı sırasında düzenli aralar vermek, uygun aydınlatma koşullarını sağlamak ve ekran parlaklığını çevresel ışığa göre ayarlamak göz konforu açısından önemli” dedi.

Mavi Işık Filtreli Gözlükler Sanıldığı Kadar Etkili Değil

Akşam saatlerinde yaşanan göz kuruluğu, yanma ve batma hissinin uykuya geçişteki konforu bozabileceğini aktaran Tezcan, “Göz kuruluğu doğrudan uyku kalitesini bozmasa da rahatsızlık hissi nedeniyle uykuya geçişi zorlaştırabilir. Bunun yanında ekranlardan yayılan mavi ışık, biyolojik ritmi etkileyerek uykuya dalmayı geciktirebilir” diye konuştu. Son yıllarda mavi ışık filtreli gözlükler ve dijital cihazlarda bulunan “gece modu” veya “night shift” gibi yazılımların oldukça yaygın hale geldiğini söyleyen Tezcan, “Güncel bilimsel literatür incelendiğinde, mavi ışık filtreli gözlüklerin retina hastalıklarını önlediğini veya göz sağlığını koruduğunu gösteren güçlü klinik kanıtlar bulunmuyor. Mevcut bilimsel görüşe göre mavi ışık filtreli gözlükler ve gece modu uygulamaları, göz sağlığını koruyan bir tedavi yöntemi olmaktan ziyade görsel konforu artırmaya ve akşam saatlerinde biyolojik ritmi desteklemeye yönelik yardımcı araçlar olarak kabul ediliyor” ifadelerini kullandı. 

Sağlıklı Uyku İçin Ekran Maruziyeti 1 Saat Önce Kesilmeli

Göz sağlığı için uykudan en az 2 saat önce ekran maruziyetinin kesilmesi gerektiğini aktaran Tezcan, “1 saatlik süre asgari bir sınırdır ve göz yorgunluğunu bir miktar azaltır. Ancak beynin melatonin salgılamaya başlaması ve derin uyku fazına hazırlanması için 2-3 saatlik bir dijital karartma süreci, uyku kalitesi açısından çok daha verimlidir” dedi. Gece okuma ışığında amacın yeterli aydınlatma sağlarken göz kamaşmasını ve biyolojik ritim üzerindeki olumsuz etkileri azaltmak olduğunu söyleyen Tezcan, “Mavi ağırlıklı ışığın azaltılması ve daha sıcak spektrumlu aydınlatmanın tercih edilmesi önerilmektedir. Bu nedenle gece okuma ışığında genellikle 2700–3000 Kelvin aralığında sıcak/gün ışığı tonları tercih edilmeli. Bu spektrumda mavi ışık içeriği daha düşüktür ve sirkadiyen sistem üzerindeki uyarıcı etkisi daha sınırlıdır. Aydınlatmanın parlaklığı da önemlidir. Çok düşük aydınlatma gözün sürekli uyum yapmasına neden olabilirken, aşırı parlak ışık ise kamaşma ve kontrast kaybına yol açabilir. Okuma için genellikle 450–500 lümen civarında lokal aydınlatma yeterli kabul edilir. Bunun yanında ışığın doğrudan göze değil, sayfaya yönlendirilmesi ve difüz bir ışık kaynağı kullanılması görsel konforu artırır” diye ekledi.

Kaynak:https://www.cumhuriyet.com.tr/saglik/gece-ekrani-uykuyu-caliyor-uzmanlardan-mavi-isik-detoksu-uyarisi-2488675

Düzenleme Tarihi: 22.03.2026 23:07

Etiketlendi: